top of page

Dinlemek

O.K
5 Kas 2024
2 dakikada okunur

Dünyevî düşünce için, hayli yalın, hayret ve merak kapısıdır dinlemek. Merakı bitirmemek için dinlemek gerekir. Eski Türkçe'de "nefes, soluk" demeye gelen 'tınığ' kelimesinden türemiş olması özünün hayatîliğine delalet ediyor; dinlemek, soluk almaktır.


Nasıl bir kıt kaynak olduğunu fark etmek zor değil. Günlük konuşmalarda hep fark edilir ki "Sahiden ne diyor?" "Ne anlatmaya çalışıyor?" merakına, açıklığına muhatap olmak nadir bulunan bir nimettir. Anahtar sözcüklerin peşinden giderek ve sözün gittiği yere dair bir duyguya ulaşarak kendi söz sıramızı bekliyor oluruz. Yakın zamanların gözde "aynen!" teyidi çoklarca kendi dediklerini zaten demiş olduklarını tekrar etmenin vesilesidir. İnsanı dinlemek konuşma gibi işteş bir fiil değil; 'dinleşmek' argümanı kitabımızda yok, keşke olsa. Dinleşilen, sahiden karşılıklı konuşulan, can kulağının işlediği bir sohbet bulursak o sohbetin ipine sıkı sıkı sarılıyoruz.


Kamusal münazaraların meşhur "Ama ben sizi dinledim!" serzenişi dinlemezliğe isyanın ritüelidir. Lakin bu ritüel zaman zaman serzenişte bulunanın sırf bu 'kartı' oynama fırsatı uğruna sabredip kös dinlemiş olduğunun perdesidir.


2013 yılında tanık olduğum Masis Kürkçügil'in sözlerinden aktarmak gerekirse: "Gezi size bunu mu öğretti? Millete ders verin, ahkâm kesin, bunu mu öğretti? Yoksa 'susun lan dinleyin' demeyi mi öğretti? Gezi'nin en büyük özelliği ne olmuştu? İnsanlar birbirlerini dinliyorlardı. Neden? Karşındaki kişinin ve senin bir derdin var, öfken var; ne yapacağız? Öfkelerimizi ortaklaştıracağız. Neye öfkeleniyorsun, bir de seni anlayalım, sen de beni anla."


İsmet İnönü, 1938'de Dersim İsyanı olaylarında havalideki asimile kıtlığını gerçekleri nihayetinde konuşarak açıklamıştı: "Hata bizde, gelmedik, sofranıza oturmadık, sizi dinlemedik."


"Bizi dinleyen yok." zaten halkın müşteri-müvekkil (klient) sıfatıyla hep masaya vurduğu mağduriyet kartı değil mi?


Yargıda dinlemenin bilfiil ortadan kalkması en vahim olanı değil midir? Her suçlananın yaptığı savunmanın dinlenmesi, yargılamanın olmazsa olmaz koşuludur. 2013 yılında olan olaylarda avukatlar savunmalar sırasında yargıçların ve savcının telefonlarıyla oynamalarına isyan ettiler. Yargıçların ve savcıların savunmaları göstere göstere dinlememeleri; performatif bir dinlememe tavrı 'düşman ceza hukuku' denen yargı pratiğinde bir usul olarak kurumlaşmış durumda. Deniz Yonucu bu konuda yaptığı bir saha çalışmasında 'uyuduğunu ya da uyumuş gibi yaptığını' yazar. Uyumasa da uyumuş gibi yapmakta vârolmuş dinlemezlik, performatiftir; özel bir tavır, bir provokasyon, bir skandaldır. Dinlemezlik açıktır ki başlıbaşına hak ihlâli niteliğinde, bizzat zulüm niteliğinde bir dinlememek.


Nizamülmülk'ün diliyle sultanın "haftada iki gün divan-ı mezâlime oturup, mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi konuyu aracısız bir şekilde tebaadan bizzat kendisinin dinleyip ona hükmetmesi gerektir." demesi muktedirin dinlemesidir, yanıta borçlu olmayan, lütûf niyetine dinleme.


Edward Palmer Thompson, Althusser'le polemikleştiği semalarda tarihçinin analiz yöntemi olarak 'okuma' mecazının yerine 'dinleme' gerçeğini önerdi. Aşağıdakileri ve ezilenleri gerçekten anlamak için, yalnızca metinlere, hatta yalnızca sözlerin analizine eğilmemeli, başka bir ifade biçimine de kulak kesileliydik. İfade denemeyecek tezahürler dahil, suskunluklar dahil. Madûn çalışmaları aynı hat üzerinde ilerledi ve o zor soruyu sordu: Madûn konuşabilir mi? Madûn olan, söze gelmeyenin konuştuğunda bile dinlemez kalanın kaderi nedir? Aşağıda olanlar, ezilenler ve mazlumlar meramını nasıl anlatır ve bunu nasıl dinlenebilir kılabilir? Madûnları dinlemeye niyeti olanlar o sesleri nasıl işitebilir, nasıl gerçekten dinler hale getirebilir? Konuşmayla dinleme nasıl bitişebilir?


Evvela dinlemenin otomatikman anlamak demek olmadığını idrak etmek ve anlamayı talim etmek üzere dinleyebilmek gerekir. Goethe'de söylemişti bunu; "Herkes yalnızca anladığını dinler" ve o vakit dinlemek, anlamanın önündeki engeli yükseltir, peşinen anlamış olmanın eminliği ile dinlemek en esaslı anlayışsızlıktır.


'Kodları çözmek, şifreleri okumak' yerine basitçe dinlemek birilerine göre daha iyi olabilir, alışagelen tam tersi olsa da.


Ve dinlemek... Dinlemek, soluklanmaktır.

 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page