top of page
EDEBİYAT
Dokunmak
Gabriel Josipovicî şöyle yazmış hayli vaktinde: "Dokunma yoluyla kendi kişisel tarihimizden daha uzun ve daha geniş bir tarihte yer alıyor olduğumuz duygusunu yaşarız." Bacuis, bu hislerin kaybolduğu bir yer. İnsanlar yere inmez, toprağa dokunmaz ve ihtimaldir ki bu yüzden hafızalarını da kaybetmişlerdir; çünkü dokunmak, esasça bedensel değil, tarihsel bir eylemdir. İnsanı bir geçmişe ve bir aidiyete bağlar. Baucis, dokunmayanların kentidir. Temas etmeyen, yaklaşmayan, hisset
26 Ağu 2025
Yol
Bernhard'ın varyantlarında, her daim çift seçenek oldu; bütün isteklerine ve düşlerine aykırı bu küçük burjuva eğitim sistemine katlanmaya çalışıp en sonunda intihar edecek ya da tüm beklentileri boşa çıkartarak, tam ters yöne giderek kendi yolunu bulmaya/yaşamaya çalışacak idi. Edward Said, 'Kış Ruhu' derlemesinde mecbur olduğunu düşündüğü için her türlü kurumsal rutinden geçtiğini ancak içindeki özel bir yanın bu rutinlere direndiğini söyler. Kendisini, bu mevcut durumdan g
15 Mar 2025
İmkân
Feda etmek ve vazgeçmek bir öngörüdür; öngörü bir vizyon. Vizyon, imkândan doğar. İmkân, tüm iyiliklerin öncüsüdür, arkasından gelenlerle ve getirdikleriyle. İmkân üzerine... Yıkımı geride bırakmak için onu kabul etmek gerekir. Yaşadığımız şu/bu epizotik vakit Bauman'In söylediği üzere ufukların kaynaştığı değil, onulmaz ıraklıkların kabul gördüğü buluşmalara çanak tutuyor ki tüm teknoloji ve iletişim imkanlarına rağmen topluluk olmanın imkansızlığı baskın geliyor. İnsanların
12 Şub 2025
Adaletin Tahsisi
Günlük yaşamda karşımıza çıkan, okuduğumuz ya da bizzat deneyimlediğimiz minör ve majör suçların; duyarsızlıkların, göz ardı etmelerin ve yokmuş gibi davranmaların parolası Octave Mannoni'nin özlü formülünde yatıyor; "Biliyorum, fakat yine de..." Dünya, ceza adalet sisteminin adalet ve hakikat beklentisini karşılamayacak denli eskidiğinin farkında. Kuram ve teori dipten gelen bu homurdanmanın yeni adli yöntem ve araçlarla aşılması için yoğun bir çaba içerisinde, lakin... Mode
14 Ara 2024
Haysiyet
Verdiğimiz her tavize; o anda farkına varamadığımız, içten içe bir küçülme eşlik eder. Toprağa savrulan tahıl tanesi yok olmadığı müddetçe, yalnızca tahıl tanesi olarak toprakta yerinde durur; lakin yok olursa, o vakit verimli ürün doğurur. Kendi varlığının tohumunu bilinmezlik toprağına gömmek, isimsiz olmak gerekiyor bazen. Zira toprağa karışıp kaybolmayan tohum yeşerse de fayda vermez. Haysiyet, bana kalırsa sistemli bir mazoşizm pratiğidir; uyumsuz kalmayı ve durmadan bed
5 Kas 2024
Dinlemek
Dünyevî düşünce için, hayli yalın, hayret ve merak kapısıdır dinlemek. Merakı bitirmemek için dinlemek gerekir. Eski Türkçe'de "nefes, soluk" demeye gelen 'tınığ' kelimesinden türemiş olması özünün hayatîliğine delalet ediyor; dinlemek, soluk almaktır. Nasıl bir kıt kaynak olduğunu fark etmek zor değil. Günlük konuşmalarda hep fark edilir ki "Sahiden ne diyor?" "Ne anlatmaya çalışıyor?" merakına, açıklığına muhatap olmak nadir bulunan bir nimettir. Anahtar sözcüklerin peşinde
5 Kas 2024
Endişe
Hans Blumenberg 'Endişe Nehri Geçiyor' adlı kitabında, Hyginus'un meşhur fabllarından birinden bahseder. Fablda Cura (Endişe) alegorik bir figürdür; bir nehri geçerken balçıklaşmış toprak görür, ondan bir parça eline alır ve ona bir biçim verir, biçim verdiği şeklin ne olduğunu düşünürken yanına Jüpiter gelir. Endişe, Jüpiter'den bu şekle bir ruh vermesini ister. Jüpiter, isteği gerçekleştirince bu sefer ona bir de ad vermek ister ve kendi adının verilmesi için ısrar eder. Te
1 Nis 2024
bottom of page
